Çözüm sürecinde tarihi çağrı dünya basınında

Söz konusu gelişmeyi ilk duyuran haber ajansı Reuters oldu. “Abdullah Öcalan, destekçilerini bahar aylarındaki bir silahsızlanma konferansına katılmaya çağırdı” ifadesini kullanan Reuters, bunun Türkiye’nin PKK’yla 30 yıllık mücadelesinde çok önemli bir adım olduğunu belirtti.

Haberde, HDP’li vekil Sırrı Süreyya Önder’in canlı yayında Öcalan’ın açıklamasını okuduğu ifade edildi.

Reuters, “Öcalan’la 2012 yılı sonundan bu yana sürdürülen görüşmelerin; 1984’ten beri çoğu Kürt, 40 binden fazla kişinin öldüğü çatışmaların sonlandırılmasını amaçladığını” belirtti.

Associated Press ise “Hapisteki Kürt lider PKK’ya silah bırakması için çağrıda bulundu” başlıklı haberinde şu ifadeleri kullandı:

“Kürt yanlısı milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Öcalan’ın PKK’yı bahar aylarında bir olağanüstü kongre düzenlemeye davet ederek, örgütün silahlı mücadelesinde tarihi bir karar almaya çağırdığını söyledi.”

2 Mart 2015
bosluk

STK’lar tarihi açıklamadan umutlu

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile yaptığı görüşme Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bazı sivil toplum kuruluşları tarafından memnuniyetle karşılandı.

Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, PKK’ya silah bırakma çağrısının yapıldığı Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde görüşmenin çözüm sürecinin barışla nihayete ermesi konusunda umutları artırdığı görüşünde.

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, 21 Mart 2013’te gerçekleştirilen Nevruz etkinliğinde Abdullah Öcalan’ın çağrısının Kürt sorununun çözümünde silahların tümüyle devreden çıkarılması ve demokratik siyasetin esas alınması olduğunu hatırlattı.

“Bugün açıklanan çağrı ile artık barış ve çözüm sürecinin en stratejik hedefi olan silahların devreden çıkarılması hedefine yaklaşıldı. Bu çağrı üzerine PKK’nın yetkili organlarını, kongresini toplayarak Türkiye’de Kürt sorununun çözümünde silahların devreden çıkarılacağına dair bir iradeyi ortaya koyduğunu açıklaması önemli bir aşamayı ifade eder” diyen Elçi, böylece sorunun demokratik yollarla çözümü umudunun da ete kemiğe bürünmüş olacağını dile getirdi.

Elçi, şöyle dedi:

“Çözüm sürecinin nihai olarak barışla sonuçlanmasının en önemli unsurlarından ve aşamalarından biri silahların tümüyle devreden çıkarılması. Bu çalışmanın temel hedefi de süreci hızlandırmak. Öcalan’ın bu çağrısı üzerine PKK’nın silah bırakması meselenin barışla sonuçlanması hedefini yüzde 90’ın üzerine çıkarır. Bu son derece umut verici ve önemli bir aşama.”

“Hükümetin elini daha güçlü kılacaktır”

Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahim Ay da Kürt sorununun çözümünde silahların miadını doldurduğuna inandıklarını, bunu her fırsatta dile getirdiklerini belirtti.

Sorunun diyalogla çözülmesi gerektiğini, sivil adımlar atılarak barışın mümkün olacağına inandıklarını vurgulayan Ay, “Nihai noktada PKK’nın silahlı mücadeleyi bırakması olumlu bir gelişme. Bu, hükümetin elini Kürt meselesinin çözümü konusunda daha güçlü kılacaktır. Ancak çözüm sürecinde sorumluluklar daha da artıyor” dedi.

Ay, sorunun çözümü konusunda yapılması gerekenlerin hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktararak, en önemli aşama olarak görülen silahlar bırakıldıktan sonra çözüme dair mekanizmaların hızla işletilmesinden yana olduklarını kaydetti.

“Gelinen aşama önemli”

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Kaya ise Türkiye’nin önemli bir dönemece geldiğini dile getirdi.

Silahların bırakılmasının önemli olduğuna işaret eden Kaya, ancak bundan sonra daha yapılacak çok şeyin olduğunun bilinmesi gerektiğini anlattı.

“Silahsızlanma Kürt sorununda bir sonuçtur. Şimdi bunun ortadan kaldırılması yaşanan ölümler, travmalar, ekonomik ve sosyal kayıplar açısından çok önemli” ifadelerini kullanan Kaya, şöyle konuştu:

“Bundan sonra hızla gerek demokratikleşme gerekse de sosyal, kültürel ve temsiliyet anlamında engellerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili adımların atılması çok önemli. Gelinen aşama önemli ancak sorumlulukları artırıyor.”

“Bu hayırlı ve tarihi bir gelişmedir”

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Murat Koç da yapılan açıklamaların çözüm süreci için tarihi bir gelişme olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Koç, çözüm sürecinin daha sağlıklı yürümesi için böyle bir kararın alınmasının beklendiğini ifade ederek, çözüm sürecinin PKK’nın silah bırakarak, şiddetin, çatışmanın son bulması ve bununla Kürt sorununu doğuran haklar çerçevesinde bir takım yasal düzenlemelerin yapılması olduğunu kaydetti.

Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu hayırlı ve tarihi bir gelişmedir. Bu çağrının PKK tarafından da karşılık bulmasını ümit ediyoruz. Bu noktada siyasiler üzerlerine düşeni yapmışlardır. Böyle bir zemini hazırlamışlardır. Şu anda sivil siyasi alan sivil siyasi zemin PKK’nın silah bırakması açısından uygun durumda. PKK da bu çağrıya inşallah karşılık verir. Burada asıl belirleyici olan PKK’nın bundan sonraki tutumudur. Çünkü çözümün muhatapları tarafından müzakere aşamasına geçildiği ve müzakere koşulları sağlandığı için PKK’nın silah bırakması gerekiyor. Zira PKK müzakerelere geçildiği taktirde silaha son vereceğini ifade etmişti. Bu kapsamda bundan sonra top PKK’da yani Kandil’de. Kandil’in tavrı çözüm sürecinin kaderini belirleyecektir.”

“Sürecin daha hızlı ilerleyeceği yönünde umut oluştu”

Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi da çözüm süreci için toplantının sonunda yapılan açıklamanın çok önemli olduğunu söyledi.

Bundan sonra demokratikleşme için adımların atılmasının beklendiğine işaret eden Elçi, “Bu çözüm sürecinde ciddi bir aşama. Dileriz ki; yol kazasına uğramadan bu müzakereler devam eder ve süreç barışla sonuçlanır. Bu açıklama ile sürecin daha hızlı ilerleyeceği yönünde umut oluştu” şeklinde konuştu.

Elçi, anayasanın değiştirilmemesi halinde sorunun tamamen çözülmesinin mümkün olmayacağını savunarak, yeni bir anayasanın hazırlanmasının gerektiğini dile getirdi.

“Sorunun çözümünü demokratik siyaset belirleyecektir”

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, çözüm sürecinin en önemli eşiklerinden birinin silah bırakma olduğunu, çözüm sürecinin temel amacının PKK’nın silahsızlanması, sorunların demokratik siyasetle çözülmesinin imkanlarının yaratılması olduğunu belirtti.

“Silah bırakılması çağrısı ile çözüm sürecinde temel amacın gerçekleştirilmesi konusunda son derece önemli bir adım atıldı. Bundan sonraki süreçte 21 Mart’ta kutlanacak nevruza kadar PKK’nın Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi terk ettiklerine dair bir deklarasyonu yapması bekleniyor” diyen Coşkun, Kandil’in Öcalan’ın yaptığı çağrının dışında herhangi farklı bir girişimi olacağını düşünmediğini aktardı.

Böylece Türkiye’de müzakere denilen aşamaya geçilmiş olacağına dikkati çeken Coşkun, “Bundan sonra sorunun çözümünü demokratik siyaset belirleyecektir. Bu son derece önemli ve değerlidir, çözüm sürecinde bugüne kadar gelinen en önemli aşamadır” diye konuştu.

Coşkun, silahlı mücadeleden vazgeçildiğinin ilan edilmesinden sonra yeni anayasanın gerçekleştirilmesinin çok daha olumlu bir atmosfer oluşturacağını vurguladı.

(AA)

2 Mart 2015
bosluk

“Bu intibak projesi tarihi bir adımdır”

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu Üyesi Oral Çalışlar, PKK’ya silah bırakma çağrısına ilişkin, “Bu bence bölgedeki dengeleri değiştirmek, Türkiye’nin demokrasiye ulaşması ve yeni Türkiye projesini sağlamak açısından Türklerle Kürtler arasında tarihi bir ittifaka giden yolu açabilir” şeklinde değerlendirdi.

Çalışlar, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın, HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde bir araya gelmeleri sonrasında yaptıkları ortak açıklamayı izlediğini belirterek, Öcalan’ın çağrısının son derece olumlu ve yerinde bir gelişme olarak gördüğünü söyledi.

Oral Çalışlar, “Bu bence bölgedeki dengeleri değiştirmek, Türkiye’nin demokrasiye ulaşması ve yeni Türkiye projesini sağlamak açısından Türklerle Kürtler arasında tarihi bir ittifaka giden yolu açabilir. Sonuç olarak kargaşa içindeki bölgede bizim en yakın komşularımız Kürtler. Suriye’de, Irak’ta ve İran’da Kürtler var. Kendi içimizde yaşayan, çok büyük bir nüfusu Kürt olan yurttaşlarımız var. Bu intibak projesi, bütün bölgenin kaderini olumlu yönde etkileyecek, çatışmaları birlikte göğüsleme imkanı yaratacak yeni bir adımdır. Ben bunu tarihi bir adım olarak görüyorum ve sevinçle karşılıyorum” diye konuştu.

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Başkanvekili Prof. Dr. Beril Dedeoğlu da yapılan açıklamanın sürpriz olmadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Umalım ki bu çağrıya tüm taraflar uysun. Bu ortamda bazı şeylerin görüşülmesi çok daha kolay olur. En azından gelişmeleri kamuoyunun benimsemesi sağlanır. Gelişmelerden kastedilen çok büyük adımlar değil, bildiğim kadarıyla ve gene bildiğim kadarıyla Öcalan şahsına yönelik özel durumlar talep etmiyor. Dolayısıyla bu daha çok Kürtlerin siyasete taşınmasını kolaylaştıracak adımlar şeklinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu, olumlu kamuoyu yaratılmasına olanak sağlayacağı için hükümet de daha rahat adımlar atacaktır. AK Parti ile Kürt siyasetçiler arasındaki gerilimin de düşürülmesinde rol oynar diye umuyorum.”

“10 madde genel ilkeler”

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Doğu Ergil ise kullanılan siyasi dille barış girişiminin artık uyumlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Silah bırakmanın Kandil’den, siyasi Kürt hareketinden beklendiğini ifade eden Ergil, şunları aktardı:

“Dolayısıyla artık bir barış ortağı olduğunu kabul ediyoruz. Siyasetin dili de yöntemi de bu doğrultuda olmalı. Sürekli dışlayarak, tehditleyerek, aşağılayarak yapılmamalı. Sözü edilen 10 maddeyi dikkatle okudum. Genel ilkeler, genel doğrultular. Bunların somut hale gelmesi, yani uygulamaya, hukuka ve kurumlara dönüşmesi için çok zorlu bir süreç lazım. Bu da müzakereyle olacak. Ama şimdiye kadar resmi bir müzakere süreci başlamadı. Bundan sonra başlayacaksa eğer gerçekten muhataplarının belli olması lazım. Müzakerenin usulünün, aşamalarının, her aşamada neyin müzakere edildiğinin, nasıl bir sonuç beklendiğinin ve ortaya çıkan sonucun da açık olması lazım. Bu şimdiye kadar olmadı. Bundan sonra eğer olacaksa olacak. Diyalogdan müzakereye geçişten söz ediyorsak.”

“Yeni bir anayasal düzen lazım”

Ergil, “Bu temel ilkelerin, ölçülerin üzerinde bir uzlaşma sağlayamadık. Bundan sonra sağlanması lazım. O yüzden silah bırakma kararı bütün bunların olacağına ilişkin bir karşılıklı niyet belirtimi ve ön kabulle başlar. Yoksa ‘silah bırakmak’ dediğiniz şey şartlı bir şeydir. Hangi şartların yerine getirileceği, bu şartların hangi vadede ve ne biçimde yerine getirileceğinin netleşmesi lazım. O yüzden iyi bir niyet belirtiminde bulunulmuştur. Ama bu daha çok başlangıçtır” diye konuştu.

“Umarım silahsızlanma konusunda bir karar verirler”

Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grubu Üyesi Prof. Dr. Yücel Sayman da çözüm sürecinde silahı bırakıp, bırakmama konusuna taraf olmadığını belirterek, “Silahlı mücadele edenlerin tarafında olan bir kişi değilim. Sadece bundan olumsuz bir şekilde etkileniyorum. O bakımdan bırakılması iyi” dedi.

Sayman, açıklamalarını, Akil İnsan Heyeti’nde yer almış biri olarak yapmadığını belirterek, “Çünkü onun işlevi bambaşka bir şeydi, bitti. Raporumuzu yazdık verdik. Onunla ilgili olarak konuşmuyorum” ifadelerine yer verdi.

Görüşmede, Türkiye’deki silahlı mücadeleden vazgeçilmesi konusunun ele alındığını dile getiren Sayman, bunun kimsenin karşı çıkacağı bir sonuç olmadığını kaydetti.

Silahlı mücadele olmayınca ölümlerin olmayacağını, çatışma olmayınca daha demokratik çözümün yolunun açılabileceğini aktaran Sayman, ancak burada böyle bir çağrının yapılmadığına işaret etti.

Karar almak üzere PKK’nın, bahar aylarında olağanüstü toplantıya çağrıldığını, PKK’nın bahar aylarında bu konuyu görüşerek, karar vereceğini belirten Sayman, şöyle konuştu:

“Umarım silahsızlanma konusunda bir karar verirler. Çözüme ulaştırır mı? Çözüm dendiği zaman silahı bırakıp, bırakmama konusuna ben taraf değilim. Silahlı mücadele edenlerin tarafında olan bir kişi değilim. Sadece bundan olumsuz bir şekilde etkileniyorum. O bakımdan bırakılması iyi. Ama çözüm bakımından ben tarafım. Demokrasiyle çözülmesi bakımından tarafım, çünkü beni ilgilendiriyor. PKK’dan çok, hükümetten çok, devletten çok beni ilgilendiriyor. Benim yaşamımla ilgili bir şey. Elbetteki bundan sonraki her türlü mücadelenin demokratik bir alanda yapılmasını yeğlerim. Böyle de olması gerekir. Hayatım boyunca bunun için mücadele verdim. Belki de onun için akil insanlığı kabul ettim, o platformda gözlemlerde bulanabilmek amacıyla.

Bu çözüm hele hele tartışılan kanunlarla Türkiye’deki demokratik olmayan bir ortamda çözüm olabilir mi? Çözüm olabilir ama demokratik bir çözüm olmaz. Çünkü devlet biçimi olarak demokrasi yok. Onun da gerekleri yapılmıyor. Umarım onunda gerekleri yapılır.”

“Destekliyorum”

Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grubu Üyesi Mustafa Armağan da Türkiye’nin barışa ne kadar ihtiyacı olduğunun son 2 yıldaki barış sürecinde daha iyi anlaşıldığını belirterek, “Akil İnsanlar olarak sahaya çıktığımızda gördüğümüz şuydu: Toplum genel olarak çözümden yanaydı, şehit cenazeleri görmek istemiyordu ancak bazıları bu sorunu belli bir partinin çözmesine karşı çıkıyordu. Bunun bir parti meselesi olmadığını, bir devlet kararı olduğunu, bu ülkenin asıl bu kafayla gidilirse bölünebileceğini, doğusu ve batısıyla bütünleşmiş bir Türkiye için barış ve çözüme ihtiyacımız olduğunu yılmadan, usanmadan anlattık” diye konuştu.

Armağan, 28 Şubat 2015’in yaptıkları çağrının ete kemiğe büründüğü tarih olarak hatırlanacağını dile getirerek, “Kavganın silahla değil, demokratik usullerle ve mecliste yapılabilmesi, kurşunlarla değil, oylarla mücadele edilmesi ve ülkede herkesi kapsayan kucaklayıcı bir barış ortamının tesisi bakımlarından yapılan ortak açıklamanın ülkemizin ve demokratik hayatımızın önünü açacak bir adım olacağına inanıyorum ve destekliyorum” ifadelerini kullandı.

2 Mart 2015
bosluk

Tarihi açıklamaya CHP’den ilk tepki

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, PKK’ya silah bırakma çağrısına ilişkin, “Eğer silahlar bırakılacaksa, bunu faydalı bulur memnuniyet duyarız” dedi.

Gök, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın, HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde bir araya gelmeleri sonrasında ortak açıklamalarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

CHP olarak Kürt sorununun çözümünde silahların bırakılmasını ve parlamento çatısı altında sorunun tartışılarak çözüm üretilmesinden yana olduklarını vurgulayan Gök, “Eğer silahlar bırakılacaksa bunu faydalı bulur ve memnuniyet duyarız” diye konuştu.

2 Mart 2015
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed
reklam
Smart Backlink
reklam
reklam

Son Yorumlar

Seo firmalar

seo firmalari